PARK YAŞAM OFFICE MAVİŞEHİR 'DEKİ YENİ ADRESİMİZE TAŞINDIK..    
 
Yeniliklerden haberdar olmak için mailinizi bırakın.

 

 



 
 

Bebeğimizi yakından tanıyalım

Normal bebekler 38-42 haftalık bir gebelik süresinin sonunda 2500 ile 4500 gr. Ağırlık ve 45 ile 55 cm boyunda doğarlar. Boy ve ağırlık anne baba boyları gibi kalıtsal özelliklere, gebelik süresi, anne karnındaki gelişimi gibi bir çok faktörlerle etkileşmektedir.


Her bebeği kendi boy, kilo ve genetik özelliklerine göre değerlendirmeliyiz. Bebekleri birbirleri ile kıyaslamak çok doğru olmayacaktır. Bebekleri solunum ve kalp atışları yetişkinlere göre çok farklıdır. Solunum sayısı dakikada 40-60 kez ve kalp hızı dakikada 100-160 arasındadır.

Doğumda bebek vermix denilen gri-beyaz renkli, peynirimsi bir madde ile kaplıdır. Bu maddenin doğum eylemini kolaylaştıran, kayganlık verici özelliğinin yanında deriyi zedelenmeden korur, ısı kaybını engeller hatta bebek cildinin uygun bakteriyolojik floranın gelişmine katıda bulunur. Bebekler doğum sonrası yıkanarak bu vermix kabakası kaldırılmamalıdır.

 Bebeklerin cildi pembe-kırmızı renklidir. Cilt ince ve kan değerleri yetişkinlere oranla daha yüksek olduğu için böyle görünürler. Ancak ırklara göre cilt rengi değişebilir. Cilt rengindeki morarmaya çok dikkat etmeliyiz. Tüm vücudun da ya da belli bölgelerde olabilir. Özellikle ağız çevresi ve dudaklardaki morarmaya çok dikkat etmeliyiz. Bu durum siyanoz dediğimiz kanın iyi oksijenlenmediğin göstermesi olabilir. Bu da bazı akciğer, kalp ya da damar hastalıklarının belirtisi olabilir. İlk günde eller ve ayaklar soluk ve hafif morluk olabilir bu durum geçicidir.

Ayrıca cildin alacalı bir renk almasına kutis marmaratus (mermer görünümlü) denir. Daha çok ısı değişikliğinde olur. Bebeğin üşütülmediğine dikkat edilmelidir. Bebekler özellikle ilk günlerde ısı değişikliklerine çok hassastır. Soğuk ortamda hızla ısı kaybedip hipotermiye girebilecekleri gibi çok sıcak tutulduklarında yada ortam ısısı yüksek olursa hipertermi yada ateş yüksekliği gelişebilir.

Bebeklerin sırtta ve kalçada kuyruk sokumuna doğru uzanan koyu renkli alanlar olabilir. Leke şeklindedir ve mongol lekesi denir. Birkaç yıl içinde kaybolur önemi yoktur.

Bebeklerin göz kapaklarında alın bölgesinde ve ensede kızarıklıklar olabilir. Halk arasında gül denir. Damarsal kökenlidir ve zamanla kaybolur. Hemangioma denen damarsal kokenli şişlikler önemli olabilir.

Ciltte içi sıvı dolu toplu iğne başı büyüklüğünde kızarklıklarda görülebilir. Bir şey yapılmasına gerek yoktur.

Yenidoğan bebekler ödemlidir. (ilk 1 haftada kendi ağırlığının % 5-10’u bu ödem nedeniyle kaybedecektir) Özellikle göz kapakları, yüz, el ve ayak sırtında ödem daha belirgindir. 

Yeni doğan bebeklerin başı vücutlarına göre oldukça büyüktür. Pratik olarak bebeklerin baş çevresine bakarak izlem yapabiliriz. Doğumda 30-37,5 cm arasındadır. Ancak genetik özelliklere göre bebeğin anne karnında gelişimine ve boy-kiloya göre bebeklerde farklılık gösterebilir. Normalden küçük olması mikrosefali denen gelişim sorunlarını, büyük olması makrosefali denen duruma yol açar ki daha ağırlıklı olarak beyin omurilik sıvısının artışa bağlı olarak gelişen hidrosefali yönünden dikkatli olunmalıdır.

Kafatası tek parça bir kemik değildir. Birçok parçadan oluşmuştur ve bunların birleşme yerlerinde fontanel denen açıklıklar vardır. En büyüğü önde hemen alın bölgesinin üzerindedir.

İlk 24 saatte bebekler kakalarını yapmaları gerekir. Bu şekilde barsak sisteminin açık olduğunu söylenebilir. 48 saat olmasına rağmen kakalarını yapmamışlarsa mutlaka değerlendirilmesi gerekir. İlk kakalar mekonyum dediğimiz siyah-yeşil macun gibidir. Daha çok sindirim sistemi salgıları, dökülen epitel bebeğin yuttuğu ammion sıvısı gibi materyallerden oluşur.

İdrarda ilk 24 saatte çıkmalıdır. İlk 24 saatte idrar yapmadıysa idrar yolu ve börek ile ilişkili sorunlar aranmalıdır. Özellikle erkek bebeklerde posterior üretral valv denen idrar yolarını tıkayan hastalıklar yönünden dikkatli olunmalıdır. Artık anne karnında bebeğin izlemindeki gelişmelerle ayrıntılı ultrason değerlendirilmeleriyle birçok idrar yolu sorunları daha anne karnında görülebilmektedir.

Bebeklerin duruşları da kendilerine özgüdür. İlk günlerde anne karnındaki duşuna benzer eller yumruk şeklinde yumulmuştur, eller ve bacakları kendine çekmiş durumdadır. Dümdüz zeminlere yatmaktansa kucak gibi postürünü koruyabildiği pozisyonları daha çok sever.

 

Yenidoğan bebeklerin acayip refleksleri vardır. Bunlardan arama ve emme gibi işlevleri çok iyi bilinen ve beslenme için mutlaka olması gereken reflekslerdir. Arama refleksi bebeğin yanağı veya ağız kenarına dokunduğumuzda bebeğin hemen o tarafa dönüp ağzını açması şeklindedir. Memenin bulunup emebilmek için olması gereken bir reflekstir. Emme beslenmemiz ve hayatın devamı için çok önemli reflekstir. Anne memesi, parmak ya da emzik verdiğimizde bebek refleks olarak emme hareketi yapar. Bebekler sadece beslenmek amacıyla emmez. Susadığında, korktuğunda, annenin kucağına gelmek istediğinde de emmek isteyebilir. Bu nedenle bebeklerin emme duygusu tatmin edildiğinde daha rahat ve huzurlu bir gelişim gösterecektir. Bu nedenle sürekli emmek isteyen bebeklerin sadece aç olduğu yada anne sütünün yetmediği düşünülmemelidir.    

Bununla birlikte moro refleksi, tonik boyun refleksi gibi birçok reflekste tanımlanmıştır. Bunların işlevleri çok iyi bilinmez ancak uyanık iken 3. aya kadar uykuda 6. aya kadar devam ederler. En çok bilineni moro refleksidir (ya da korku reflesi) Bebek ani gürültü yada hafifçe kaldırılıp bırakıldığında ellerini aniden dışarı doğru savurur parmaklar açıktır ve sonra tekrar omuzlarına doğru geri çeker. Bazı irkilme hareketleri de ailelerde kuşku yaratabilir ama bunları bebeklerde sıkça görmekteyiz özellikle uyku esnasında ellerde hafif sıçramalar görülebilir. Ancak belirgin sıçramalar, kasılma, ağız kenarında çekilme, gözlerde ani kayma, sürekli titreme gibi hareketleri mutlaka doktorunuza bildirmelisiniz. 

 



Önceki kategoriye dönmek için tıklayınız.




 

6523 Sk. 32/A Blok Kat:1 D:104 Park Yaşam Ticaret Merkezi Mavişehir / Karşıyaka / İzmir

Tel : 0 232 381 46 46      Fax : 0 232 364 46 53    GSM : 0 532 645 78 22    Mail : t.akil@yahoo.com.tr

Sitede yayınlanan makalelerin tamamı yada bir kısmı izinsiz kopyalanamaz, yalnızca referans göstermek koşulu ile yayınlanabilir.